× GİRİŞ / KATIL
tr
tr
GİRİŞ / KATIL
Çocukların Dünyasını Uygun Teknolojiyle Düşünmek
24 Ocak 2022 Pazartesi
Çocukların Dünyasını Uygun Teknolojiyle Düşünmek

İtalyan Komünist Partisi Genel Sekreterliğini yapan ve Mussolini tarafından “Bu beynin çalışmasını 20 yıl durdurmalıyız,” diyerek hapse atılan Antonio Gramsci, Marks’ın kapitalizmi eleştirisinin yetersizliğini gözler önüne sermek için yazdığı “Hapishane Defterleri”nde devrimin neden gelişmiş batı ülkelerinde değil de, bir tarım toplumu olan Rusya’da meydana geldiğini sorgular ve bazı yanıtlar verir. Bunlardan birisi de, kapitalist sistemin tekniğe olan hayranlıkla insanları kendisine çektiğidir.

Yıllar sonra hidrokarbon enerji alanında çalışan Schumacher, hidrokarbonlara dayalı büyük ölçekli sanayileri eleştirerek “Küçük Güzeldir” kitabını yazmış ve sonrasında birçok düşünüre kapitalizmin ölçek ekonomisine dayalı yapısının eleştirisi için esin kaynağı olmuştur. Schumacher kitabında “uygun teknoloji” üzerine birçok çıkarımda bulunmakta, ölçekten ziyade küçüğün güzelliğini savunmaktadır. 

Sahi bunca teknolojik çılgınlık dünyasında, dijital bir şizofreni içinde yaşadığımız dünyada uygun teknoloji nedir? Elbette insan, teknik ve teknolojik gelişmeyi arayacak, bunu öğrenip gelecek nesillere “kültür” olarak aktaracaktır. Teknik ve teknolojik iyiyi arayış ile teknolojik determinizmin bağrında yaşamlarımızdan çalınması/sömürülmesi arasında ince bir ayrım vardır. İşte bu ayrım, uygun teknoloji arayışını getirmektedir.

Uygun teknolojiyi tanımlarken zıddıyla tanımlamak herhalde en iyisidir. Her teknoloji olumlu ve olumsuz yanlarıyla gelir. Biz genelde olumlu yanlarını almaya meyilliyizdir. Arabalardan önce ulaşımda trenler, onlardan önce atlar vardı. Bir at, altı insanın yediği yemeği yerdi. İdeali buydu denemez elbette. Sanayi devrimi trenleriyle geldi ve ilk kurbanları atlar oldu. Sonrasında trenleri de arabalar yedi. Arabaları da herhalde ilerleyen zamanlarda uçan araçlar yiyecek. Bu işin maddi tarafı.

Bunun sosyal birçok yansıması da var. Araba demek insanlar için özgürlük demek olduğu kadar trafik, hava kirliliği ve stres demek. Kentlerde barınma pahalı, araçlar içinse bedava park alanları demek. Çocukların oynadığı alanları arabaların kemirmesi demek. Araba demek beyaz, orta sınıf erkeğin hayallerini gerçekleştirdiği Marks’ın deyimiyle meta fetişizmiyle kendini tatmin ettiği büyük oyuncaklar demek. Araba demek çeşitlendirilmiş nihai tüketici ve bunların sürekli çektiği krediler demek. Araba demek siyasetçi için büyüme, bolca yedek parça, bakım ve istihdam demek. Araba demek yol demek, yol demek rant demek. Arabaların bu haliyle finansal kredi ağlarına hizmet ettiği, uygun teknoloji olmadığı açık.

Bu arabalı dünyadan çocuklara kalanlar ise yok edilmiş parklar, park yeri olarak kemirilmiş sokaklar, çocukların güvenle yürüyemediği, parkına ve okuluna gidemediği yollar demek. Çocuk parkı ile araç parkının bile ortak kelimelerinin park olduğunu düşünürsek ne acı, nasıl sıfır toplamlı bir oyun. Çocuk parkı varsa araç parkı yok. Araç parkı varsa çocuk parkı yok. Düşünsenize, arabaların en büyük mağdurları arabadan görünemeyen kısa boylarıyla belki de kazaların en büyük mağduru çocuklar.

İşte bu nedenle çocuk dostu şehirlere, arabasız yollara, çocukların güvenle yürüdüğü, markete gidebildiği, dondurmasını alabildiği, kendini ve kentini güvenli hissettiği, etrafını anlamlandırdığı, kent ve yurttaşlık bilinci geliştirdiği, etrafı uygun teknolojiyle donanmış alanlara ihtiyaç var. İşte Childon bunu arzuluyor.

 

Belgesel Önerisi: Mekanda Adalet Derneğinin Mega Kentin Mini Yurttaşları

 

Abdullah OSKAY, Öncü, ChildOn


 

Other Blog